Berrak havuzun kenarında güneşin kavurucu sıcaklığı altında, Abella ve Payton bikiniyle ayaz gibi ıslanmış bedenlerini sergiliyordu. İkisi de Latina’nın o kıvrımlı, sıkı kalçaları ve tombul amcıklarıyla göz kamaştırıyordu. Payton’un kalçaları o kadar doldurucuydu ki, bikinisi neredeyse patlayacaktı; Abella ise ona…
Abella Danger’ın o diken gibi bakışlarıyla başladılar işin içine, Madrid’in sert sokaklarından içeri sarkmıştı bu an. Rod Jackson’ın yavaşça indirdiği pantolonun arasından fırlayan kalın yarak, Abella’nın dudaklarının arasında titrek bir başlangıç yaptı; derin bir sakso, nefesini kesen bir ısırık gibi…
Odanın havası sıcaktan kavrulurken, dört kadın yan yana dizilmiş, çıplak bedenleri ışıl ışıl parlıyor, iri göğüsleri ve kocaman kalçalarıyla sanki ateşi çağırıyordu. Kelsi Monroe’nun sarı saçları serbestçe omuzlarına dökülmüş, gözlerinde yakıcı bir hırs vardı. Yanındaki kıvırcık saçlı Monique Alexander ise…
Isiah Maxwell’in kocaman kara yarakıyla Abella Danger’ın sulu amcığını bulduğu o an, ortamın havası hemen değişti. Başta derin sakso yaparak, abartılı bir şekilde yutkunmalarını duyduğun o harıl harıl nefes alışları, sonra yavaş yavaş ısınan durumun habercisiydi. Abella’nın dilini tam anlamıyla…
İspanyol sokaklarının sıcak havasında, koyu tenli Latince güzeli Isabella, doğal göğüsleriyle göz kamaştırıyordu. Keiran Lee’nin keskin bakışları altında, onun o kıvrım kıvrım kalçasına yapışan dar pantolonu yavaşça indiriliyordu. Gözü ufukta değil, tamamen o tombul amcıkta, incecik parmaklarla sıkıştırdığı o ıslak…
Sarı saçlarıyla göz kamaştıran Abella, tavizsiz bir arzuyla Luna Star’ın karşısında dimdik duruyordu. Brunet bedeninden yayılan o vahşi cazibe, Abella’nın içinde bir yerlerde çıldırtıcı bir ateş yakıyordu. İki lezbiyenin arasındaki gerilim, odanın havasını iyice ısıtmıştı; yabani bakışlar birbirini delip geçerken,…