Raylene, o korkak ısırma lafını duyup koyuvermiş hemen karşılık vermeye. “Isırırım ben, ama sadece hafif bir kemirmeydi,” dedi alaycı bir şekilde. Adam ise yumuşak olup olmadığını sorduğunda, biraz sert olduğunu bile kabul etti. Aralarındaki gerginlik aniden yükselirken, Raylene’nin gözlerinde kıvılcımlar çaktı; “Hadi sikelim mi artık?” diye patladı adeta. O an tam gaz dayamaya karar verdiler, yavaşlatmaya hiç niyet yoktu.
Kadının suratında ilk defa o sahici mutluluk ifadesi belirdi; ufak bir tatminle dolup taşıyordu. Derin derin nefesler alırken göğüslerini adamın koluna sardı, sarkık iri memeleriyle ona sıkı sıkı sarıldı. “Bunu yapmalıyım,” diye düşündü kadın kendi kendine, az önceki çekingenliği tarihe gömüp, içine doğanı yaşamaya başladı. Memelerini uyguladığı baskıyla adama hissettirmekten çekinmedi; oradaki her kıvrım ve dolgunluk onun silahıydı.
Adamın devasa yarakını kadının amcığı kucaklamaya hazırdı artık. Raylene’nin yanağına hafifçe dokunduğu andan itibaren tüm bedeninin titrediği belliydi. Yarağını içine alırken çıkardığı hırıltılı sesler ortamı daha da ateşledi. Kadın mızmızlanmadan, daha da derine inmesini istedi; “Şimdi sok istersen,” dedi cesurca ve gülümsedi.
O gün Raylene için sadece basit bir sikiş değildi; hastalıklı tutkuların birleştiği çıldırmış bir hengamedi bu. Göğüslerini adamın koluna yaslayıp amcığını açarken adeta onu çağırıyor gibiydi: “Bak nasıl giriyorum sana.” Adam acımasızca kökledi, amcığını kadının içinde hızla ritimlendirdi. Her darbesinde Raylene’in sesi ortamda yankılanıyordu: “Evet! Tam böyle!” diye haykırdı.
Çok geçmeden adam o deli orgazma ulaştığında içini boşalttı, sıcak spermi kadının amcığına boca ettiğinde kadın baştan aşağı titreşti. O an hem yorgun hem de tatmin olmuştu, havada kalan nefesleriyle birlikte ertesi dakikayı bekliyordu artık; çünkü biliyordu ki aralarındaki bu kirli oyun henüz bitmemişti…